Makale

Temmuz, 2020

  • 19 Temmuz

    Davetçi Müslümanlara Yönelik Keyfi ve İdeolojik Yargı Kararlarına İttifak Hâlinde İtirazımızı Yükseltmeliyiz

    Yaklaşık 4 yıldır AKP şemsiyesi altında korunan eski 28 Şubatcı Perinçek zihniyetinin egemenliğinde yeni 28 Şubat süreci yaşanmakta ve iktidardan bağımsız İslâmî çalışmalar baskı altına alınmaya, sindirilmeye ve yıldırılmaya çalışılmaktadır. Hiçbir zaman şiddete bulaşmamış olan masum tevhid davetçileri ve ilim öğreten hocalar, saçma sapan iddialar ve mesnetsiz iftiralarla verilen ideolojik kararlarla tıpkı eski 28 Şubatta yapıldığı gibi ağır cezalara mahkûm edilmektedirler. Enson örnekte, yıllardır mesnetsiz iftiralarla ve ideolojik düşmanlıkla içerde tutulan Halis Bayancuk’a daha önce verilen 12,5 yıl haksız ve hukuksuz cezaya ilaveten, bu sefer de başka bir mahkemece, yeni bir 12,5 yıla mahkûmiyet kararı daha verilmiş bulunmaktadır. Perinçek’in “öğrencilerimin …

Mayıs, 2020

  • 19 Mayıs

    Ramazan’ın ve Kadir Gecesinin Yüceltilişi, Kur’an’ın İhmal Edilişi

    Selamun aleyküm değerli kardeşlerim, Ramazan ve Kur’an adlı kitabımdan alıntıladığım aşağıdaki bölümü sizlerle paylaşarak, Kadir Gecesine kadrini ve kıymetini kazandıran Kur’an’ın hepimizi ve ümmetimizi yeniden diriltmesini, geleneksel ve modern cahiliyyenin kirlerinden arındırmasını Rabbimden niyaz ediyorum. İçinde bulunulan büyük ve derin yozlaşma sebebiyle, bugün toplumun büyük ekseriyeti, bir yandan bilincinde olmadan da olsa Kur’an’ın indiği geceyi idrak ederken (kendilerince kutlarken), bir yandan da Kur’an’ın insanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkarmasını engellemek, Allah’ın emrinden oluşan şeriatını düşmanlaştırıp uygulamadan kaldırmak suretiyle toplumu karanlıklara götürmeye dair bir yönelişin başlangıç günü sayılan bir günü kutlamanın büyük çelişkisini yaşayacaktır. Kısa bir süre önce de, 23 Nisan’da, bir yandan …

  • 3 Mayıs

    Diyanet Başkanı ve Ona Destek Çıkan AKP İktidarı Ne Kadar Samimi ve Tutarlıdır?

    Zina ve Eşcinselliğe Karşı Mücadeleye Çağıran Diyanet Başkanı ve Ona Destek Çıkan AKP İktidarı, Ne Kadar Samimi ve Tutarlıdır? “Yaratmak da emretmek de O’na aittir.” (Â’raf, 7/54). Allah Evreni, fıtratı ve insanı yaratıp başıboş bırakmamış, hepsine bir işlev belirleyip yapması gerekenleri emretmiştir. Evren ve evrendeki tüm varlıklar, Allah’ın kendileri için belirlediği programa/dine uygun hareket etmekte ve Allah ne emretmişse onu yapmaktadırlar. Böylece sadece Allah’a secde/itaat ederek görevlerini yerine getirmekte, (Nahl, 16/49, 50) Allah’ı tespih ederek O’na itaat etmektedirler. “Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tespih ederler. Her şey O’nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız…” …

Nisan, 2020

Ocak, 2020

Eylül, 2019

Temmuz, 2019

  • 15 Temmuz

    Darbeciliğin Patenti Atatürkçü, Laik, Ulusalcı Subaylara Aittir

    Atatürkçü ve laik zihniyetin orduya hâkim kılınmasıyla bu tür darbelerin engelleneceği gibi gülünç iddialar, hiç utanmadan ortaya atılıyor. Laiklikten ve Atatürkçülükten taviz sonucu, Gülenistlerin orduda bu derece kadrolaştıkları gibi ahmakça ifadeler kullanılarak Ergenekoncuların önü açılıyor ve ordudaki güç dengesi bir darbeci cuntadan diğerine doğru kaydırılıp halkın can feda ederek gerçekleştirdiği direnişin elde ettiği sonuç etkisiz hale getirilmeye çalışılıyor.

Mart, 2019

Aralık, 2018

Ekim, 2018

Eylül, 2018

Ağustos, 2018

  • 4 Ağustos

    Umutsuzluk Yok, Mücadeleye Devam

    Bazı kardeşlerimizden, İslami kesimdeki savrulma, kan kaybı ve toplumdaki büyük, derin ve yaygın yozlaşma sebebiyle umutsuzluk ve yılgınlık sinyalleri alıyorum. Asla umutsuzluğa ve yılgınlığa düşmemeliyiz. Biliyoruz ki hepimiz imtihandayız. Her türlü şartta bıkmadan ve yorulmadan kulluk sorumluluğumuz üzerine yoğunlaşmalı ve Rabbimizi razı edecek salih ameller biriktirme hedefine kilitlenmeliyiz. Yaşanan kötüye gidiş karşısında sorumluluklarımızı bir daha tefekkür edip yeni hamleler için harekete geçmeliyiz. Evet, toplumdaki, hatta İslami camia olarak tanımlanabilecek kesimdeki büyük yozlaşma ve savrulma karşısında umutsuzluğa ve yılgınlığa düşmeden zaaf ve yetersizliklerimizi gözden geçirerek yeni bir hamle yapmalıyız. Bu yeni hamleye hazırlık kabilinden çabalara yoğunlaşmalıyız. Bu bağlamda yaptıklarımızı ve yapmamız …

Haziran, 2018

  • 29 Haziran

    Türkiye Ulus Devletinde, Eski ve Yeni Statükoların Din Algısı ve Müslümanlar

    Cumhuriyet Döneminde, Önce Hiçbir Yorumuyla İslam’a Razı Olunmamış, Sonra “Resmi Din” ve Teşkilatı Oluşturulmuştur Saltanat sürecini müteakip, Türkiye’de Cumhuriyet adı altında kurulan yeni sistem ve statüko, İslam şeriatını tehdit ve düşman konumuna oturtup ümmet bilincini dışlayarak ve hilafeti kaldırarak, laik Batıcı Kemalizmi, Türk ulusalcılığını, pozitivizmi ve sekülerizmi içeren resmi ideolojiyi dinleştirip bütün topluma dayatınca; başlangıçta İslami kimlik, İslam hukuku/şeriatı, ümmet bilinci ve Müslüman halk ötekileştirilip düşmanlaştırıldı. Tehdit ve düşman algısında birinci sıraya oturtuldu. Hilafet’in kaldırılmasını müteakip İslami eğitim yasaklandı, medreseler kapatıldı ve laik, seküler öğütüm sisteminde fıtratları bozan, ruhları kirleten resmi ideoloji dayatıldı. İslam şeriatı ile hükmetmeye son verilip, Avrupa’nın …

  • 28 Haziran

    Bağımsız İslami Gruplara Yapılan Haksızlıklara, Zulümlere İtirazımdır

    Bağımsız İslami gruplara yapılan haksızlıklara, zulümlere itirazımdır

  • 3 Haziran

    Suud ve İran Özelinde, Ulus Devletler Dönemindeki Statüko Dinleri ve Müslümanlar

    Statükolaşmaya engel olan İslâmî ölçü ve ilkelerden Emevilerden itibaren uzaklaşılınca ortaya çıkan statükolaşma sonucunda yaşanan yozlaşma Müslüman toplumları kuşatmıştır. İslam’ın, bir toplumu yönetirken mutlaka uyulmasını emrettiği; – “Müslümanların işlerini şûra ile yürütmeleri” (Şûra: 42/38)emri olmak üzere, – “Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l- münker” yapmaları (Hac: 22/41, Tevbe: 9/71, Âl-i İmran: 3/104, 110), – “Emanetin ehline verilmesi ve insanlar arasında adaletle hükmedilmesi” (Nisa: 4/58), – “Allah’ın hükümleriyle hükmedilmesi” (Maide: 44-50), – “Allah’a ve Rasûlüne itaat ettikleri sürece (mü’min olan) emir sahiplerine itaat edilmesi”,aksi takdirde itaat edilmemesi (Nisa: 4/59), – “Allah ve Rasûlü bir meselede hüküm vermişse mü’min erkek ve kadınların aynı konuda başka bir tercih özgürlüklerinin olmadığı” (Ahzab: 33/36) gibi …

Mayıs, 2018

Nisan, 2018

  • 19 Nisan

    Tarih Boyunca Tevhid Dini’nin Karşısına Hep ‘Statükonun Dini’ Çıkarılmıştır – II

    Kendini İslam’a nispet eden tüm iyi niyetli insanlarla “tevhid” ortak paydasında buluşmaya, Allah’ın ipine, Kur’an’a topluca sarılmaya yönelmeli, ısrarla bu hususu gündemde tutmalıyız. Çünkü hepimizi kurtaracak, karanlıklardan aydınlığa çıkaracak, izzet ve onur kazandıracak, kurtarıcı tevhid potasında mü’min kardeşler kılacak olan sadece bu yoldur. Kur’an ve tevhid yolu, yani Allah yoludur.