Kadir gecesi mesajı

Selamun aleyküm değerli kardeşim.

Rabbimiz, Ramazan ve Kadir Gecesini, kadirini hakkıyla idrak ederek ihya etmeyi hepimize nasip etsin inşaAllah.

Yüzyıllar süren bozulma ve kaynaktan uzaklaşma süreci, bütün ibadetlerde olduğu gibi Ramazan algısında da önemli sapmalara yol açmış bulunmaktadır. Rabb’imiz, Kur’an’ı, “bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesinde” Ramazan ayında indirmeye başladığını beyan etmektedir. Bakara, 2/185 ayetiyle de Ramazan’a değer ve anlam kazandıran olaya vurgu yapılmıştır. İnsanlar için hidayet rehberi olan, Hakk’ı bâtıldan ayırma ölçüsü furkanı ve hidayet için belgeleri ihtiva eden Kur’an’ın bu ayda indirildiği bildirilmiştir.

Bu gecede indirilmeye başlanan vahiy ve bu vahyin toplandığı Kur’an, insanlık için bir öğüt ve şereftir. İnsanlık bu Kitap’tan imtihan olup hesaba çekilecektir. “Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir (bir zikirdir) ondan hesaba çekileceksiniz”. (Zuhruf, 43/44)

Ramazan’ın ve Kadir Gecesi’nin değerli ve mübarek oluşu, insanlığı kurtaracak mesajın bu ay ve bu gecede indirilmesinden kaynaklanmakta ve bu değere bizzat Kur’an işaret etmektedir.

Bu açıklama şu sonucu doğurmalıydı; madem Kur’an’ın indirilmeye başlandığı gece bin aydan hayırlıydı, o halde Kur’an’ı okumaya, anlamaya ve yaşamaya tahsis edilmiş bir gün de yine bin aydan daha hayırlı olarak algılanarak, her günün ve gecenin Kur’an’a uygun olarak ihya edilmesi için seferber olunmalıydı.

Buna rağmen yüzyıllar süren, kaynaktan kopuş ve bozulma süreci sonunda, Kur’an bir kenara bırakılmış, Ramazan ve Kadir Gecesi ise içi boşaltılarak yüceltilmiştir. Böylece, anlamın tüketilmesi sonucunda içeriksiz formları yücelten bir süreç başlamıştır. Bu süreç, vahyin özne olmaktan çıkarılmasına, bu durum da insanların rehbersiz kalmasına, Hak ile bâtılı ayıramaz konumlara sürüklenilmesine yol açmıştır.

Gelinen noktada, “Müslümanım” diyenlerin büyük çoğunluğu, Kur’an’ı hayat dışına çıkarırken, pek çok bid’at ve hurafeyi Kur’an’ın getirdiği dinin yerine ikame edip kutsallaştırmışlar, Ramazan ayı ile Kadir Gecesi’ni de, vahiyden soyutlanmış bir kutsallıkla ihya etmeye yönelmişlerdir.

Kadir Gecesi’ni ve hele çoğu bid’at olan diğer “kandil geceleri”ni kutlamak ve sonradan icad edilmiş bu gecelere has bid’at ibadetlerle “ihya etmek” öne çıkarılmıştır. Ne Kur’an’da ne de sahih sünnette yer almayan söz konusu kutlamalar ve bid’at ibadetler, bu gecelerde ısrarla ve yaygın olarak yaşanırken, Kadir Gecesi inen ve bu geceye anlam ve değer kazandıran, okunup amel edilmesi ve insanları kurtuluşa götürecek rehberlik için indirilmiş bulunan Kur’an ise terk edilmiş bulunmaktadır. Yani insanları, zulumattan nura, karanlıklardan aydınlığa çıkaracak Kur’an’ın indiği ay ve gece, Kur’an’dan soyutlanınca, karanlıklara götürecek bid’atların icra edildiği zemin haline dönüştürülmüştür. Sonuçta, değeri Kur’an’dan kaynaklananlar, Kur’an’dan daha çok önemsenirken, Kur’an ihmal edilmiştir.

Rabbimiz, Ramazan ve Kadir gecesine anlam ve değer kazandıran Hablullah (Allah’ın ipi) olan Kur’an’a topluca sarılarak karanlıklardan aydınlığa çıkmayı, onu hakkıyla okuyup yaşamayı ve rızasını kazanarak ölmeyi hepimize nasip etsin inşaAllah.

 

İlginizi çekebilir

Şeytanın, Sırât-ı Müstakîm Üzerine Oturup Dört Yönden Yaklaşarak İnsanları Saptırması

Daha bugün Yeni Zellanda’da, insan şeytanı bazı alçaklar Haçlı terörü estirip iki camiyi basarak “emanları altındaki” Müslümanlara yönelik vahşice bir katliam gerçekleştirmekten utanmadılar. Allah (c), katledilen Müslümanlara rahmet eylesin, bu zalim şeytanları ise dünyada da ahirette de zelil kılıp kahretsin inşaAllah. Şeytan ve soldan yanaşıp hizbine kattığı dostları tüm dünyada terör estirip vahşi katliamlar yaparken, bilinçsiz, dağınık, edilgen ve güçsüz bir konumda bulunan Müslümanlara da Rabbimiz tevhidî uyanışla yeniden dirilmeyi nasip etsin. Hablullah’a topluca sarılarak ve şirke, küfre, fesada karşı güç birliği yapma bilincini kuşanarak ümmet ve insanlık için yeni umutlar yeşertmeyi ve zalimlere haddini bildirip adaleti ikame edecek izzetli bir konuma ulaşmayı nasip etsin inşaAllah.